SOKAK ÇOCUKLARI MESELEMİZ BİTTİ Mİ?

Epeyce gündem işgal etmişti Gaziantep’teki sokak çocukları meselemiz…

Sokak çocukları ve madde bağımlısı çocuklar bakımından Türkiye’nin önde gelen sorunlu illerinden biriydik. Kimi zaman sosyetik iyilik meleklerimiz, kimi zaman siyasilerimiz, kimi zaman belediyelerimiz, entellerimiz-dantellerimiz tarafından konu edilerek, her kafadan bir ses çıkmış, sorunu çözme yarışına girilmişti. Projeler yapılmış, parasal kaynaklar kullanılmış, bu çocuklar üzerinden epey reklamasyon yapılmıştı.

Eeeee, ne oldu sorun çözüldü, sokak çocukları ıslah edildi mi? Yoksa sorun “buzdolabına” kondu da orda mı bekletiliyor, ya da “kilimin altına” mı süpürüldü?

Sokak çocuklarıyla madde bağımlısı çocukları iki ayrı sorun olarak ele almak gerekirken, sokak çocukları sorununun madde bağımlısı çocuk sorununu ne kadar beslediğinin, büyüttüğünün bilincinde olunması gerekiyor.

Ayrıca bu işle uğraşanların, uğraşma görevi olanların ne kadar samimi olduğunun da sorgulanması gerekiyor.

Aslında sokak çocukları meselesiyle uğraşan çoğu kimsenin uğraştığı şey sokak çocuklarının bizzat kendisi değildi, sadece kişisel güvenlikleriydi. Sorun yaratmadıkları sürece kimsenin de umurunda değildi.

Çünkü sokak çocukları meselesi son 10 yılın meselesi değil, aslında çok eskiye dayanmaktadır. Kemalettin Tuğcu’nun romanlarında kahramanlar hep bu çocuklarken, siyah beyaz Yeşilçam filmlerinde de “köprü altı çocukları” olarak hep hayatımızdalardı. Onlara acınırdı ama sorun olarak algılamak kimsenin aklına gelmezdi. Ne zamanki acımak yerine korkar olduk, işte o zaman sorun olarak algıladık. Çünkü artık güvenliğimizi tehdit ediyorlardı. Önceleri polisiye bir mesele olduğu zannedilen bu sorunun öyle olmadığı da halen çok anlaşılmış değil maalesef.

Yani demem o ki servetini, kariyerini bu kente borçlu sosyetik ağabeylerimiz, ablalarımız, entel-dantel zevatlarımız, bürokratik hükümet memurlarımız, “meziyetinden ziyade, parti başkanı istediği için” seçilmiş siyasilerimiz, belediye başkanlarımız, her kademede bürokrasiye hâkim olduğu bilinen “mütedeyyin” abilerimiz; çoğunuzun sadece güvenlik meselesi olarak algıladığı bu meseleyi “kilimin altına süpürerek” ya da “buzdolabına” koyarak sorumluluklarınızdan kurtulamazsınız.

Pahalı villalardan oluşan sitelere taşınmak, rezidanslara yerleşmek, güvenlik şirketlerinden elemanlar tutmak da sorunu çözmeyecektir.

Bu günlerde ortalıkta az gördüğünüz için “kilimin altına süpürdüğünüzü” sandığınız bu sorun, kentsel dönüşüm alanlarında, yarım yıktığınız evlerde hıza büyüyor ve çoğalıyor, farkında olduğunuzu zannetmiyorum. Oralarda barınma imkânı bulan madde bağımlısı olan ve olmayan çocuklar pek yakında herkese varlıklarını hissettirecek, suç üretimine hız verecektir.

Hele hele, iddia odur ki kentsel dönüşüm alanında belediye tarafından yok fiyatına evinden çıkartılmak istenen ama direnen vatandaşların evlerinin yakınlarında, bir iki evi tam yıkmayıp, madde bağımlısı çocukların barınması sağlanan evlerle,  vatandaşın evini boşaltması için taciz edildiği şeklinde şikâyetler ortada uçuşmaktadır. Bu iddialar ve şikâyetler doğruysa; özellikle Şahinbey belediyesinin bu çocukları vatandaşa karşı yaptırım unsuru olarak kullandığını ve durumun vahametini iyi anlamamız gerekiyor. Buradan ilgilileri ve yetkilileri uyarmış olalım.

Kentsel dönüşüm alanlarında topladıkları malzemelerle geçinme ve barınma imkânına şimdilik sahip olan bu çocuklar pek sorun üretmiyor gibi göründüğünden mesele halloldu sanılıyor.

Gaziantep’te pansuman tedbirlere ve göz önünde olmadıkları için ortadan kalktığı sanılan ve gündemden düşürülen sokak çocukları ve madde bağımlısı çocuklar sorunu, aslında kuluçkaya yatırılmış, sorunu çözmesi gerekenler tarafından çoğaltılıyor ve eskisinden çok daha büyük bir sorun olarak geliyor.

Demedi demeyin…

Mustafa KIZIKLI


İsim......:

E-posta:

6 + = 15