Turkce Turk Demektir
> Anasayfa > Makaleler > Mustafa Kızıklı Yazıları > İŞTE SİZE AÇILIM
Kullancı Giriş
Merhaba Ziyaretçi
IP: 38.107.191.107

Kullanıcı Adı
Şifre
Dosyalar
FotoGaleri
Kırgız Çadırı ve Ev Sahiplari
Konya Sterteji Geliştirme BölgeToplantısı
Şehit aileleriyle eylem
Anket
Sitemi beğendiniz mi?
Çok güzel
Fena değil
İdare eder
Çalışılırsa olacak
Hiç Beğenmedim
İŞTE SİZE AÇILIM
Tarih 29/08/2009 00:58  Yazar mkizikli  Hitler 643 Okunma
Önce “Tarihi fırsat” sonra “Kürt açılımı” diye ortaya atılan ve daha sonra da kıvırtıp adına “Demokratik açılım” denen, ne olduğu bir türlü açıklanamayan bu “terane” konusunda tartışmalar olanca hızıyla sürüyor.
 

Aydın denilen kapkaranlık adamlar, “kontörlü düdükler” ağızlarına yakışmayan demokrasi nutukları atarken, ceplerine doldurulmuş dolarların sıcaklığıyla her platformda habire konuşup ama hiçbir şey söylemeden milleti kandırmaya, ikna etmeye çalışıyorlar.  Ozan Arif şiirinde güzel diyor ve hislerimize tercüman oluyor; “Sizin gibi aydının yediden yetmişini…”

İmralı’daki cani, sıfırın altındaki zekâ kapasitesiyle, insanlıktan bir damla payını almamış olmasına bakmadan kendince yol haritaları çiziyor, birileri de bu haritaları ciddiye alıyor.

Yetkili ve etkili ağızlar, konuyla alakasız nutuklarla, duygusal laflarla; her ilden özenle seçilmiş, sorun çıkartmayacak şehit ailelerini bir araya toplayıp kandırmaya çalışıyor. Bu şekilde de ipi dışarıda zevatlar, ev ödevlerini hakkıyla yapmaya uğraşıyorlar.

Bunlar devam ederken; ekonomik kriz, işsizlik, bütün kamu çalışanlarını ilgilendiren toplu görüşmeler ve hatta bütün dünyayı tehdit eden domuz gribi bile gündemden düşürülüyor. Sağanak haline gelen zam yağmuru, akaryakıtta nasıl kazıklandığımız, marketlerde her gün değişip yükselen fiyat etiketlerinin lafı bile edilmiyor.

Ne açılımmış, ortada fol yok yumurta yok ama bu açılım iktidarın çok işine yarıyor.

Şimdilerde “Demokratik açılım” denen, bu “Kürt açılımı” konusunda gündemi hiç kaçırmadan takip etmeye çalışıyorum. Tezleri, antitezleri analitik mantıkla değerlendiremeye çalışıyorum. Bazı sorulara hiç kimse cevap veremediği gibi, bu konularda çuvallanacağı, işin aslı rengi ortaya çıkacağı için yanına bile yaklaşılmadığını görüyorum.

Sorular şunlar;
1- Bu ülkede Türkün, Lazın, Çeçenin v.s. sahip olduğu ama Kürdün sahip olmadığı hangi demokratik hak vardır? Kürtler için istenen bu demokratik hakları içerecek açılım denilen şey veya şeyler nelerdir?

2- Toplum, demokrasi getirilince mi eğitimli, bilgili, görgülü ve kültürlü olur, yoksa eğitim, bilgi, görgü ve kültür artınca mı toplum demokratik olur?

3-
Eğitimsizlikten, geri kalmışlıktan dem vuran ve kendisini Kürtlerin sözde temsilcisi alarak niteleyip demokratik hak isteyen pkk maşalarına, o bölgede hunharca katledilen 163 şehit öğretmenimiz neden hiç hatırlatılmıyor? Bu 163 şehit öğretmen o bölgede ne için bulunuyorlardı da canlarından oldular?

4- Ekonomik olarak Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerden devlet kasasına giren gelirler ve bütün milletin olan kasadan sadece o bölgeler için çıkan kat kat fazla miktarlar neden ortaya konmamaktadır.

5- Uyuşturucu ticaretinin, fuhuş ticaretinin kimlerin elinde olduğu, mafya, kapkaç v.b. suç çetelerinin kimler tarafından organize edildiği ve bu rantın nerelere aktığı konusunda neden hiç kimse konuşmamaktadır?

6- Bu Kürt açılımı meselesinde, ABD nin Ortadoğu planları, POP stratejileri, Irak’ın kuzeyindeki piyon Kürt devleti unsurları ortaya konarak, sebep sonuç ilişkisiyle değerlendirilmesinden neden kaçılmaktadır.

7- Bölgedeki feodal yapı, ağalar, şeyhler, aşiretler düzeninin durumu ve bu düzenin TBMM de temsilcileri olup olmadığı, varsa hangi partide oldukları, hortumlarını nerelere attıkları, nerelerden beslendikleri neden hiç irdelenmemektedir? Demokratik açılım yapılacaksa önce bu düzenden başlanması gerekmiyor mu?

Evet, bu sorulara cevap verilmezken sürekli kardeşlikten, kanın durmasından dem vurulup duygusal laflar ediliyor.

Yahu bu ülkede kardeşliğe, kanın durmasına karşı çıkan mı var?

Pkk kendi halinde zavallı insanlar topluluğuydu, ellerinde gül desteleri vardı da Türkler mi silah çekti, kurşun attı? Çoluk çocuk demeden, 30.000 insanı katleden caniler kimlerdi? Kürt çocuklarına eğitim vermekten başka hiçbir amacı olamayan 163 öğretmeni Türkler mi canice katletti?

Açılım isteyen “kontörlü düdükler” ve hırsı aklının önüne geçmiş dış destekli Kürt şovenistlerinin hangisi pkk’yı kınıyor ya da işlediği cinayetleri haksız buluyor? Onlar hala akan kanın sıcaklığıyla gururlanıp, zafer edaları içerisinde her yerde boy gösterip sözde demokrasi ve açılım nutukları atıyorlar.

Karşı çıkılan şey; kardeşlik, barış, demokrasi adı altında dayatılan ve salak ya da hain olmayan herkesin ayan beyan gördüğü bölünme projesidir, pkk’yı mağdur ve haklı gösterme projesidir.

Etkili ve yetkili ağızlara, kendince kabadayılık yapıp “bedel ödemeyi göze aldık” diyen sahte kabadayılara açılım konusunda söylenecek çok şey var ama aşağıdakilerle yetiniyorum şimdilik.

Madem ki kıvırdınız, “Kürt açılımının” adını “Demokratik açılım” koydunuz, üstelik bu demokratik açılımın sadece Kürtler değil bütün topluma olacağını söylüyorsunuz, önce aşağıdaki açılımları yapın öyle konuşun.

İşte size demokrasi açılımı;
1- Partiler kanununu değiştirin, lider sultasına son verin.

2- Seçim kanunu değiştirin, barajı kaldırın, tercih sistemini getirin ki millete seçecekleri vekilleri dayatmayın, %38’lik azınlığın çoğunluk üzerindeki tahakkümünü bitirin.

3- Dokunulmazlıkları kaldırın, hırsızlıktan, sahtecilikten, yüz kızartıcı suçlardan TBMM de bekleyen dosyalarınız işleme girsin, önce yargı önünde aklanın.

4- Kamu çalışanlarına da serbestçe siyasete katılma hakkı verin, sendikalarını grevli ve toplu sözleşmeli hale getirin.

5- Doğuda toprak reformu yapın, milletvekili seçtirdiğiniz ve düğünlerde dolarları havalara saçan aşiret temsilcilerinin topraklarını halka dağıtın. Feodal yapıya son verin.

Dürüstseniz, samimiyseniz ve de yüreğiniz yetiyorsa hadi buyurun toplumun her kesimine demokratik açılıma...

Yoksa kafa ütülemeyin, dışarıdan aldığınız ev ödeviyle hıyanet gömleğini giyip kıvırmayın, kontörlü düdüklerinizi susturun, konuşurken küçük dilinizi göstermeyin.

Hele hele taşları bağlayıp itleri salmayın ortalığa…

Artık midemiz bulanıyor haberiniz ola…
 

Yorum Yok.